IMDB Puanı: 4,4 (10 üzerinden)
Sinemalar Puanı: 6,7 (10 üzerinden)

Filmin Orjinal Adı: Wrong Turn 3
Türkçe Adı: Korku Kapanı 3

Tür :  Korku
Gösterim Tarihi : 20 Ekim 2009 – Amerika
Yönetmen: Declan Obrien
Senaryo :  Alan B. Mcelroy,  Al Septien,  Turi Meyer,
Yapım : 2009  –  ABD
Oyuncular:  Janet Montgomery,  Tamer Hassan,  Tom Frederic, Louise Cliffe,  Emma Clifford,  Chucky Venice,  Tom Mckay,  Jack Gordon,  Borislav Iliev,  Christian Contreras,  Tzvetislav Samardjiev,  Charley Speed, Vlado Mihaylov,  Mike Straub,  Todd Jensen,  Gil Kolirin,  Jake Curran

Yorum:

Vee işte 3. film…

Öncelikle ben mi yanlış hatırlıyorum, yoksa bu adamlar mı cidden 2. filmin nerede bittiğini unuttular anlamış değilim. Zira ikinci filmin son sahnesini düşünürsek kitlesel bir ucubeleşme bekliyordum 3. filmde. İşte bu nedenledir ki filmden sonra yaptığım yorumda “yeni bir 28 Gün Sonra geliyor galiba” demiştim. İkinci filmden bahsedip de heves kaçırmak istemediğim için açık konuşamıyorum, bu da beni kanser ediyor gerçi ama neyse, sıpoylır vermemek için yırtınıyorum resmen.

Neyse efendim; yine boş beleş muhabbetlerden sonra gelelim asıl konumuz olan filme, geyiği sonra da yaparız.

“Oyunculuklar” diye başlayalım; öncelikle bu filmin kadrosu sanki diğer filmlere göre daha iyi gibi. Oyuncu geçmişlerine baktığımızda her ne kadar büyük filmlerin başrollerinde göremediğimiz oyuncular olsalar da yine de çok önemli yapımların içinde yeralmış abi-ablalarımız var (bi de taş gibi hatun var ki ooofff).  İşte bu da bu filmi serinin diğer üyelerine göre oyunculuk olarak öne çıkarıyor. Ancak tabii ki yine her zamanki “Korku Kapanı Laneti” var, oyunculuklar yine orta seviyede, bir gün üşenmeyip, iyi-kötü oyunculuk nasıl oluyormuş açıklayan bir video yapacağım, ha gayret.

Konu; efendim konu bu sefer daha gelişmiş, eskiden bir grup insana bulaşıyordu bu ucubeler, burada ise biraz daha geliştirmişler. Ancak enteresandır ki, bu kez resmen ucubede indirime gitmişler, zira koca filmde en fazla 3 tane ucube var. Buna senaryo kısmında bakalım en iyisi. Konudan da kısaca bahsedeyim de tam olsun, efendim bir grup genç ve bir grup mahkumu başka bir hapishaneye nakil etmekle görevli olan polisin (ve tabii ki nakil olan mahkumlar) bizim meşhur ucubelerle olan mücadelesi…

Çekimler; öncelikle şunu belirtmekte fayda var ki, işleri çok zor, zira deneyerek bulunamayacak şeyleri perdeye aktarmaya çalışıyorlar; yani bir adamı dikine ikiye bölerseniz ne olur? Bilemeyiz bunu zira deneyemeyiz. Hangi organlar kesilir, hangisi kalır, hangisinden kan fışkırır, bu kan fışkırması ne kadar uzağa gider? Kafatasını açsanız bir adamın ne olur? beyin “fırt” diye fırlar mı, yoksa duruşunu muhafaza mı eder? İşte nasıl ki canlı bir adama bu hareketler yapıldığında neler olur bilemiyorsak, bunları da kolay kolay yansıtamayız, ayrıca montajla bir adamı uçurmak kolay da, 8’e bölmek o kadar da kolay olmasa gerek. E Wrong Turn de bu konuda çok zengin ve büyük yatırımlar yapmış bir firma değil, zira birçok ülkede vizyona bile girmiyor 2. filmden sonrası.  Özetliyorum efendim; yüksek başarı isteyen çekimler ne yazık ki ekibi biraz zorlamış gibi görünüyor, ancak tabii ki filmi izlerken konuya odaklanırsanız, fark edemeyebilirsiniz bile (bu da “gülücüğe odaklan” der gibi oldu ya neyse).

Ve işte senaryo;  film hakkında farkettiğim ve enteresan olduğunu düşündüğüm bazı şeyler var ki bunları daha sonra belirteceğim. Efendim öncelikle şunu söyleyeyim, ilk filmde farkedemediğimiz, ikinci filmde hafiften göz kırpan ve üçüncü filmde “e artık farkedelim bi zahmet” durumuna gelen bir şey var ki; bu ucubeler çok zeki. Sanırım insan beyni yedikleri için böyle zeki oluyorlar. Zira neredeyse bir Maykıl Sıkorfiyıld çıkaracaklar 3-4 nesin sonra. Yukarıda da belirttiğim gibi diğer bir husus ise bu filmde pek ucube görmedik. Diğer filmlere göre sanki ölüm daha fazlaydı ancak bir yandan da şöyle düşünüyorum konuyu ucubelerden çekip daha çok insana yönlendirmişler. Fakat işe yaramamış görünüyor ki serinin 3. filmi ilk iki filmin yanında nal toplamış adeta (imdb’ye göre). Eğer insanların bu puan düşüklüğünü sağlamalarındaki sebep; daha az ucube olmasıysa, bence acilen bir sosyolojik ve psikolojik bir deney süreci başlamalı. Zira şu yaşıma geldim testere serisini seven zihniyeti anlamadım; bu cani ve sadist ruhun acilen testlere tabi tutulması gerektiğini düşünüyorum.

Şimdi de gelelim sondan bir önceki kısma, az önce bahsettiğim enteresan noktalar:
– İlk filmin senaristi 1 kişiydi, ikinci filmin senarist sayısı 2 idi ve serinin 3. filminin kaç senaristi var bilin? eveet 3… İlk filmin senaristi olan abimiz Alan B. McElroy; ikinci filmde yok, ikinci filmi yazan abilerimiz Turi Meyer ve Al Septien, 3. filmde ise bu 3 abimiz yanyana gelip yazmışlar senaryoyu. İlk filmde ucubelerin ne olduğunu bile anlayamamıştık. 2. filmde ise (2. filmle ilgili yazımda da bahsetmiştim) ucubelerin evine girmiş, yaşamlarını hatta doğumlarını bile görmüştük. Yani ucubelerden pek bahsetmeyen Alan abimiz ile onları göstermeyi seven Turi ve Al abilerimiz yanyana gelip hiç ucubesiz bir film yapmışlar. Bu da bana bi garip geldi doğrusu

– Serinin 3 filmini de 3 farklı yönetmen çekmiş. Neden böyle olmuş anlamadım.  Eğer yapılan filmi beğenmeyen yapımcılar yeni filmde daha büyük başarı için yeni yönetmen seçiyorlarsa acilen farketmeleri gerekiyor ki, seri iyice boka sarıyor, zira en yüksek puanı ilk film almış. Ya ilk yönetmene dönmeleri gerekiyor ya da yönetmen arama kriterlerini değiştirmeleri gerekiyor.

– Bu film hangi ülkenin filmi allasen? İlk film Alman yapımıydı, ikinci film Alman-Amerikan kırması, üçüncü film ise sadece Amerika… Peki madem öyle 3. film, yani sadece Amerikan olan film neden ilk önce Almanya’da vizyona girmiş? Madem Almanlar bu filmin içinde böylesine güçlü bir yere sahipler, neden film Almanca değil? Neden oyuncular, yönetmen ya da  senaristler Alman değil? Neden yapımcılar Alman değil, noluyor lan? Bu konuyla ilgili en kuvvetli tahminim şudur: bilgileri aldığım sitelerde yanlışlık var, başka türlüsü olmaz.

Son olarak kişisel fikrimi ve puanımı da vereyim de bitsin bu çile, zira neden bu kadar uzattım ben de bilmiyorum. Seriye başlamışsanız izleyin derim. Çok ahım şahım bir film değil, korku öğesi daha çok iğrendirme ve aniden “böö” yapma tarzında her zaman olduğu gibi yani. Benim sevmediğim korku filmi tarzı yani. İnsanı germeyen film beni bunaltıyor. Ancak az evvel de söylediğim gibi; hep böyleydi Wrong Turn serisi, sıtaylası bu. imdb’de yerlerde sürünen film benden de öyle büyük puanlar alamayacak ne yazık ki. Zira ben bu filmde seriyi geliştirecek bir şey bulamadım. Belki bi felsefesi mesajı vardır serinin dedim ama 3. filmde öyle bir mesaj yok.

Kişisel Puan: 5

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s